son günlerde bilgisayar piyasası iyice hareketlendi. bu hareketlenmenin en önemli kısmını da dizüstü bilgisayarlar oluşturuyor. birçok kişi hangi laptopu alacağı konusunda kararsız, çeşitler çok ve reklam uygulamaları akıl karıştırıyor. mümkün mertebe yardımcı olmak istedim. benim aklımdaki önem sırasına göre kriterler şunlar:
1- marka
dizüstü bilgisayarlar yapıları gereği donanım değişikliğine çok açık olmadıklarından, tamir durumlarında genellikle ilgili parça değiştiriliyor. bu durum da çok farklı şekillerde uygulanıyor. öncelikle bilmeniz gereken şu ki, ülkemizde garanti kapsamındaki bir ürünün yasal teslim süresi 30 iş günü. garanti kapsamında tamir görüp 30 iş günü içerisinde size teslim edilen bir ürünle ilgili bir itiraz hakkınız bulunmuyor.
bazı markalar da yapıları itibariyle kullanıcıya çok güven veremiyorlar. kimse aldığı dizüstü bilgisayarın yeni çıkan bir işletim sistemi için driverlarını 2 yıl sonra internette günlerce aramak ya da ithalatçı firmanın kayıtlarına göre garanti kapsamında olan bir bilgisayarı sırf faturasını kaybetti diye elinde patlasın istemez. (bazı kaliteli ithalatçı firmalar seri numarasına göre garanti takibi yapıp sizin elinizde bir belge olmasa bile ürününüzü garanti kapsamında sayıyorlar, evet böyle dürüst firmalar var.)
2- dış yapı
bugün hangi dizüstü bilgisayarı alırsanız alın, o alet en geç bir yıl sonra teknolojinin gerisinde kalacak. bu kaçınılmaz bir durum. yıllar yılı kullanacağınız kısmı ise elle tutup gözle gördüğünüz kısımları. bir dizüstü bilgisayarın dış kasasının sağlamlığı, klavye kalitesi, hatta genel olarak plastik ve metal malzemelerinin kalitesi çok önemli. dış yapı başlığına tasarım'ı da ekleyebiliriz. dizüstü bilgisayarlar dış ortamlarda ya da derli toplu odalarda kullanılan aletler olduğundan, şık görünmeleri birçok durumda önem taşıyor.
3- işlemci
bilgisayarınızın tüm işlerini işlemci yüklenecek. günümüzde birçok işlemci standart internet ve ofis uygulamalarını kullanmak için yeterli gücü sağlıyor. celeron m ve amd sempron gibi düşük bütçeli modeller dahi 1mb önbellekleriyle sizi çok da yarı yolda bırakacak aletler değiller.
core duo ile core 2 duo nun farkı, core 2 duo'nun 64 bit destekli olmasıdır. bu çok çok önemli bir fark. ne yazık ki günümüzde 64 bit yazılımlar hala yaygın değil. hatta x64 yapıdaki bilgisayarlar 32 bit işletim sistemleriyle satılıyor. ancak native olarak 64 bit yazılmış yazılımlar piyasada yerlerini almaya başladığında bu farkın bir uçurum düzeyine geleceğinden emin olabilirsiniz. core 2 duo'nun core duo'dan bir diğer farkı aynı performans için yaklaşık %30 daha az güç harcaması ya da aynı güç ile %30 daha fazla performans vermesidir. bu noktada çok fazla bilgim olmadığı için amd 64 x2 işlemcilerin mimari yapısı hakkında çok konuşamayacağım. ancak amd işlemciler de cool'n quiet teknolojisiyle dizüstü bilgisayarda taşınabilirlik öğesine önem verenlerin dikkat etmesi gereken bir kalem.
piyasada bazı aklıevvel bilgisayarcılar utanmadan sıkılmadan core 2 duo'ya 2 kere 2 dört eder gibi salakça bir mantıkla yaklaşıp bu işlemcileri "dört çekirdekli" diye satıyorlar. bunu iddia eden bir adamla mümkünse bir daha selamlaşmayın dahi. sizi kazıklamaya çalışıyordur. intel'in dört çekirdekli işlemcileri core 2 quad ya da quad core adıyla zaten belirtilmekte.
yakın zamanda "bil bakalım ben neyim" şeklinde reklam kampanyası yapılan intel centrino teknolojili core 2 duo işlemcileri açıkça önerebilirim.
4- ekran kartı
bilgisayarında oyun oynamayı seven herkesin en çok dikkat etmesi gereken parça oluşu bir yana, değiştirilemeyen bir diğer parça. en çok pazarlama hilesi dönen parçalardan biri aynı zamanda. geforce 8400 ile 8600 birbirlerine çok yakın gibi gözükmelerine rağmen 8600 yaklaşık iki kat daha güçlü bir kart. standart ofis uygulamaları için tüm ekran kartları yeterli olacaktır, hd video, autocad, photoshop vb. uygulamalar için ise ati radeon x200 ya da x300, geforce 6100 ve üstü de yeterli olabilir. oyun oynayacaksanız geforce 8400 taban ekran kartı(call of duty 4 yaklaşık 800*600 çözünürlükte low ayarlarla tıkanmadan oynanabiliyor). (8400 ün ati karşılığını bilmiyorum) performanslı bir oyun deneyimi için ise geforce 8600 ve üstünü rahatça önerebilirim. intel x3100 (veya gma965) ve bu seviyenin amd karşılıkları ise sizi yine hd video, autocad vb alanlarda yarı yolda bırakmaz(belki yolun sonuna kastıra kastıra gidersiniz orasını bilemiyorum).
5- ekran
ekranlar dizüstü bilgisayarlarda çok farklı çeşitlerle sunuluyor. parlak ekran konusu ise tamamen kişisel bir tercih. parlak ekranlar hem daha parlak görünüyor hem de kenarlardan bakıldığında renkler bozulmuyor. ancak parlak bir ekrana bakarken arkanızdan gelen ışık çok feci yansıyor ekrandan. ikisini de görüp karar vermekte fayda var. ekran büyüklüğü olarak ise 15.4 inç standart sayılır. yüksek taşınabilirlik arayanlar daha küçük modellere, dizüstü bilgisayarını masaüstünü güncellemek ve belki arada sırada taşımak için alacak olanlar ise daha büyük modellere yönelebilir. günümüzde neredeyse tüm ekranlar 1200*800@61 hz görüntü verebiliyor, bu da 720p hd video izlemek için yeterli.
6- diğer donanım
sabit disk, ram gibi diğer donanım bileşenleri ileride rahatlıkla değiştirilebilir veya güncellenebilir. bilgisayar üreticileri daha yüksek ram'li bilgisayarlar için çok büyük farklar talep ediyorlar. bunlara bence çok fazla önem vermeyin. özellikle taşınabilir disk fiyatlarının çok ucuzladığı günümüzde dahili bir sabit diske çok büyük paralar vermek de pek mantıklı değil.
bilgisayarınızın kablosuz bağlantı özellikleri ise genelde standart olacaktır. centrino'nun en son çıkan modelleri bu konuda standardizasyon getirdiği için bu işlemciyi tercih etmeniz durumunda sıkıntı yaşamassınız.
7- ek özellikler
dahili webcam birçok dizüstünde standart haline geldi. hafıza kartı okuyucusu da öyle. bunların dışında bazı modellerde hdmi çıkışı, docking station bağlantısı gibi uygulamalar görülebiliyor. bunlar da tamamen ihtiyaç meselesi. ancak özellikle kart okuyucu günün birinde mutlaka lazım olur, esirgemeyin.
bir de bazı bilgisayarlarda kısayol tuşları bulunuyor. bunlara çok dikkat edin. özellikle ses açma-kısma, şarkı atlama vb. fonksiyonlardaki tuşlar çok işe yarayabiliyor. ancak internet tarayıcısını otomatik açan bir kısayol tuşu, birçok durumda hiç kullanılmıyor.
dell'in bazı modellerinde ise bir "media direct" tuşu bulunuyor. bu tuşa bastığınızda ayrı bir işletim sistemi çalışıyor. bir tür mini-mod gibi birşey. media direct ile film izleyip müzik dinleyebiliyor, hafıza kartı ile bilgisayar arasında dosya transferi yapabiliyor, etraftaki wireless networklere bakabiliyorsunuz. benzer özellikler sony vaio ve fujitsu siemenslerde de biraz daha kısıtlı olsa da yer alıyor. eğer anlık işler için bilgisayarınızı açıyorsanız bu tür modelleri tercih edebilirsiniz.
sonuç olarak, en önemli iki önerim şunlar: 1- "şu marka iyidir" ya da "şu ürün iyidir kesin al" diyen kimseyi dinlemeyin. sizin tercihleriniz ve kullanım amaçlarınıza göre alım kararınız değişecektir. 2- bilgisayar satıcıları size adınızı dahi söylese inanmayın. yalan söylerler. bu piyasanın gereği böyle. eğer tarafsız bilgi arıyorsanız satın almak istediğiniz markayı ve modeli internette aratın, satın alan kişilerin yorumlarını okuyun. (bu yorumlar kesinlikle alışveriş sitelerindekiler olmasın) tavsiye edebileceğim yorum kaynakları ekşi sözlük, sikayetvar.com, ve en önemlisi donanimhaber.com forumları.
ek: garanti konusunda sorun çıkaran firmalar ise internette küçük bir aramayla çok rahat görülebilir. en bariz olanları belirteyim:
hp (hp türkiye global hp ile birtakım sorunlar yaşıyor, ithalatçı firma çok çok ilgisiz, 30 günden önce teslim hayal)
teknosa (çok hızlı bir büyümeye gittiler, çalışanlar bilgisiz, işler şansa bağlı çok iyi hizmet de alabilirsiniz)
gold bilgisayar (piyasanın en güçlü firması, çünkü piyasanın tüm cinliklerini çok iyi uyguluyorlar)
transdata (hala yazıcıoğlunun doksanlardaki tarzıyla çalışıyorlar)
sorun çıkarmayacaklar arasında ise ithalatçı firma olarak koyuncu (koyuncu.com.tr den bayilere ulaşılabilir) ve satıcı olarak da eksen bilgisayar ı önerebilirim. vatan bilgisayar da alternatifleriniz arasında olsun.
şimdilik bu kadar, sorularınız varsa cevaplamaya hazırım, sevgiler..
Silly dreams or revelation?
-
*S*evmeden *S*evişenler *U*nut(a)mazlar *K*okusunun *B*aşkalığını
Nankörün sözlük anlamının "iyilikbilmez, tümer" olduğu şu günlerde, SOSO'ya
bir yazı pa...
12 yıl önce
1 yorum:
yep yeni bir torrent sitesi torrent-cell
yerli yabancı dizi ,film , oyun , mp3’leri bulabileceğiniz , tum torrentlerin hızlı bir şekilde siteye yüklendiği , torrentlerin gruplara ayrıldıgı kolayca aradıgınız torrentleri bulabileceğiniz , gereksiz yönlendirmelerin olmadığı ve paylaşımın temel alındığı üye alımı açık olan davetiye istemeyen en iyi torrent sitesi...
www.torrent-cell.com
bir tık uzağınızda.
Tıklayınca çıkmak istemeyeceksiniz
Yorum Gönder